Netbulx Haber
ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE  FORUM İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Natalie Portman: Yönetmenler Tanrı gibidir

Natalie Portman: Yönetmenler Tanrı gibidir

Tarih 31Ocak2011, 13:17 Editör Netbulx

'Siyah Kuğu' filmindeki performansıyla Oscar ödülünü alması beklenen Natalie Portman'a göre yönetmenler birer tanrı gibi


en yeni Şarkı sözleri

Tempo dergisinin son sayısında yayımlanan röportajda 29 yaşındaki oyuncu, Phil Thompson'ın sorularını yanıtlarken balerinleri dervişlere, baleyi dini törene benzetti.

Dansın sizin için bir 'hayal' olduğunu söylediniz. Neden?
12 yaşına kadar dans ettim ve sanırım kafamda bunu idealize etmişim. Dans, konuşmadan kendini ifade etmenin en etkileyici yollarından biri. Hep dansla ilgili bir film yapmak istemiştim; sonra Darren, bu inanılmaz fikirle geldi. Hem dans dünyasıyla ilgili bir film, hem gerçekten çok karmaşık bir karakteri -hatta biribirine geçmiş iki karakteri- canlandırmam gerekiyordu; bu, benim için büyük fırsattı.

Rol arkadaşınız Mila Kunis, film bittikten sonra yeniden fast-food yiyebilmenin onu çok mutlu ettiğini söyledi.
Çalışmalar bittikten sonra siz ilk ne yediniz?
Sanırım sabah, öğle, akşam makarna yedim, her zamanki gibi.

Bu film bir dönüşüm hikâyesi. Siz de beden olarak büyük bir değişim geçirdiniz mi?
Filmden bir yıl önce bale hocam Mary Helen Bowers'la çalışmaya başladık. İlk altı ay boyunca güçlenmem ve hazırlanmam için günde iki saat temel bale eğitimi aldım. Altı ayın sonunda günde beş saat çalışmaya başladık ve yüzmeyi ekledik. Günde bir mil yüzüyordum, sıkılaşma egzersizleri yapıyordum ve ardından günde üç saat bale eğitimi alıyordum. İki ay sonra buna koreografi de eklendi ve günde yaklaşık sekiz saat çalışmaya başladım. Bu bedensel disiplin, bana karakterin duygusal yönünü anlamamda çok yardımcı oldu. Balerinler gerçek bir derviş hayatı yaşıyor; doğru düzgün yemek yiyemiyorsunuz, arkadaşlarınızla dışarı çıkmıyorsunuz, içki içmiyorsunuz ve sürekli kendinizi bedensel acıya mahkûm ediyorsunuz. Ben de bu hayatı yaşayarak balerinlerin kendilerini nasıl kamçıladıklarını anlamış oldum.

Barbara Hershey ile, filmdeki anne kız ilişkisini nasıl kurdunuz?
Darren, orada bize çok yardımcı oldu. Barbara'dan, bana Erica'nın ağzından mektuplar yazmasını istedi ve önemli sahneleri çekeceğimiz günlerde bu mektupları verdi. Barbara'nın karakterini yaşayarak yazdığı bu muhteşem mektuplar, bana Nina ve Erica'nın hikâyesini anlamakta çok yardımcı oldu.

Harvard'da psikoloji okudunuz. Nina'ya nasıl bir teşhis koyarsınız?
Bu, okulda öğrendiklerimi pratiğe dökebildiğim ender durumlardan biri. Ortada kesinlikle ağır bir 'obsesif kompulsif' vaka var. Anoreksiya ve bulimia, kendine zarar verme ve takıntılı hareketler bunun birer uzantısı zaten. Bale de doğası gereği bu durumu besliyor, çünkü çok törensel bir yapısı var: Ayakkabıların bağlanması, her performans için yeni ayakkabıların hazırlanması, bana dini töreni çağrıştırıyor. Bale, bir din gibi, adanmayı gerektiren törensel bir sanat. Bir oyuncu olarak bunu anlayabiliyorum; çünkü yönetmen de, Tanrı gibi bağlılık duyduğunuz bir karakter. Film çekerken, yönetmen sizin her şeyiniz oluyor; kendinizi ona adıyor ve onun hayalini gerçekleştirmesi için elinizden geleni yapıyorsunuz. Bir çeşit dini saplantı ve takıntı.

Ekiple telepati halindeydim

Canlandırdığınız karakter, mükemmeli ararken aklını kaybediyor. Rolünüze adapte olurken zorlandınız mı?
Kendimi karakterden çıkartmak konusunda başarılıyımdır; sahneyi bitirdiğim anda yeniden Natalie oluyorum. Çekim biter bitmez kendim olmak istiyorum, karakterimde kalmayı seven bir oyuncu değilim. Bu, zamanla edindiğim bir disiplin. Nasıl devam ettiğime gelince, bu film sırasında Darren ile aramızda telepati oluştu; o, o kadar disiplinli ve yaptığı işe odaklanıyor ki, ben de böyle olmaya çalışıyorum. Mükemmeliyetçi değilim, ama disiplini kesinlikle çok seviyorum. İtaatkâr biriyim, mükemmeliyetçi değilim. Bir insanın yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışmasının ve birlikte çalıştığı herkese iyi davranmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Film boyunca düz ayakkabılar giydiniz, yüksek topuklara dönmek nasıldı?
Aslında düz ayakkabı giymeyi seviyorum, ama puantlardan kurtulduğum için çok mutluyum. Puantlar gerçekten işkence aletleri, balerinler bunlara zamanla alışıyor ama benim için zor oldu.
Film, EMA'dan (Environmental Media Association) 'Yeşil Damga' ödülü aldı. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Darren, gerçek bir çevreci ve sürekli bu konudan bahsediyor. Sette kesinlikle pet şişe kullanmadık, bu çok önemliydi. Çekimler sırasında dans ettiğimiz için çok enerji sarf ediyorduk ve bol bol su tüketiyorduk, ama bardaklarımız vardı ve bunları dolduruyorduk. Ayrıca sette her gün yüzlerce kişi öğle yemeği yiyor. Bu yemekleri de çevre dostu kaplarda alıyorduk. Bunlar çok önemli, her gün yüzlerce zehirli atık doğaya karışıyor. Bu konuda bilinçli davranmamız gerekiyor.


Bu haber 147 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Mankenler - Modeller

Aysu Baceoğlu 'Doktor bana 'öpüş' dedi'

Aysu Baceoğlu 'Doktor bana 'öpüş' dedi' Dudak silikonlarını aldıran şarkıcı Aysu Baceoğlu, ilginç bir itirafta bulundu...

İşte erkeklerin aradığı kadın!

İşte erkeklerin aradığı kadın! Her işin altından başarıyla kalkan ünlü İngiliz güzel Kelly Brook, erkeklerin istediği ideal kadını verdiği pozlarl...
Mutluluk ve Huzurun Yolu13Kasım2011
Ortaya Karışık

Toplistler

 

Burçlar ve Günlük Fal Yorumları

 

Güncel Ekonomi Siyaset Eğitim Politika Teknoloji Yaşam Spor Popüler Kültür Video Haberleri
RSS Kaynağı |Ücretsiz Link Ekle Site Ekle |Yazarlık Başvurusu